Starbucks

25Jan07

starbucks.jpg

Neden hala onu seviyorum anlamıyorum. Neden bırakıp gitmiyorum onu? Neden bırakamıyorum?

Acı çekmek için mi aşık oldum ona? Ya da o beni acıttığında mı hissediyorum aşkı?

Garip olan ne biliyor musunuz? Bu hissi seviyorum.

Ona sinirlenmeyi, her seferinde sinirle dışarı çıkıp, bisikletimi alıp, olabildiğince hızlı gitmeyi…

Gözlerimden yaşlar akarken, daha bir hırsla pedallara yüklenmeyi…

Serin rüzgarın yüzüme çarpıp beni ürpertmesini…

Ürpermiş tenim daha kendine gelmemişken, içeri girip, sıcacık bir kahve alıp, elimi kahve ile ısıtmayı… Ve sonrada sadece seyretmeyi… Sadece etrafı seyretmeyi… Geçen arabaları, sırtlarında çantalarıyla koşuşan öğrencileri, kızının yakasını düzelten anneyi…

Bazen onunla kavga etmeyi özlüyorum. Sanırım ona kelimenin tam anlamıyla “deli gibi aşığım”. Neden bu olsa gerek… Yoksa onu çoktan terketmiştim değil mi?



No Responses Yet to “Starbucks”  

  1. No Comments Yet

Leave a Reply